Konkordatoya Genel Bakış

KONKORDATOYA GENEL BAKIŞ

Gerçek veya tüzel kişi olması fark etmeksizin tacirlerin tamamı için ticaret hayatının en önemli unsurlarından bir tanesi sürekli bir nakit akışı ile borçların döndürülebilmesidir. Ancak sıklıkla görülmektedir ki, çeşitli nedenlerle nakit akışının bozulması ve borçların döndürülememesi durumu ortaya çıkmakta ve tacirler icra takipleri ve davalar ile karşı karşıya kalmaktadır. İşte konkordato bu durumda olan iflasa tâbi olsun ya da olmasın borçluların alacaklılarla anlaşmak suretiyle borçların tekrar döndürülebilmesi, nakit akışının sağlanabilmesi için bir plan dahilinde hareket etmesidir.

Ülkemizde özellikle son yıllarda sıklıkla başvurulan iflas erteleme kurumunun uygulamada ciddi şekilde suiistimallere neden olması üzerine bu kurum kaldırılmış ve konkordato uygulaması öne çıkarılmıştır. Konkordato, alacaklıların mahkeme ile borçlu arasında yürütülen ve hiçbir şekilde müdahale edemedikleri iflas erteleme sistemine nazaran daha farklı bir yapıdadır. Bir diğer farklılık da konkordato talep edebilecek kişinin iflasa tâbi olup olmamasının bir engel teşkil etmemesidir. Bu durum, 7101 sayılı yasa ile son getirilen değişikliklerdendir.

Konkordato, temelde uzlaşmaya dayalı olup bu uzlaşmanın mahkeme tarafından sürdürülecek bir düzlemde olmasından ibarettir. Bu düzlem, borçlu ile alacaklıların belirli bir çoğunluğunun anlaşması ve anlaşmanın yetkili makam tarafından tasdik edilmesi üzerine borçların anlaşma konusu plan uyarınca ödenmesini temel almaktadır. Elbette ki, özellikle son günlerde sıklıkla basın organlarına yansıdığı gibi borçluların alacaklılar ile anlaşarak belli bir ödeme düzeni belirlemesi mümkündür. Ancak burada inceleyeceğimiz icra iflas hukukunun konusu olan ve mahkemenin de sürecin içerisinde bulunduğu kanuna dayanan bir süreçtir.

Konkordatonun yapılış zamanı, biçimi ve amacına göre sınıflandırmalar yapılabilir.

1. Konkordatonun yapılış zamanına göre ayrım;

  • İflas içi konkordato; İflasa tâbi borçlunun iflas edip bundan kurtulmak için teklif ettiği konkordatonun kabul ve tasdiki hâlinde bahse konu iflas, hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkar. Buna iflas içi konkordato denir.
  • İflas dışı konkordato; İflasa tâbi olmayan bir borçlunun teklifi yahut iflasa tâbi olup da henüz iflas etmemiş bir borçlunun teklifi üzerine kabul ve tasdik edilen konkordatodur. Borçlu, bu konkordato ile iflastan kurtulur. 

2. Konkordatonun yapılış biçimine göre ayrım;

  • Tenzilat konkordatosu; Konkordato ile alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçtiği konkordatodur.
  • Vade konkordatosu; Borçların vadesinin düzenlenerek vadenin ertelenmesi yahut borcun taksitlere bağlandığı konkordatodur.
  • ·Karma konkordato; Yapılan konkordato ile hem borçların vadesinin yeniden düzenlendiği hem de alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçtiği konkordatodur.

3. Konkordatonun yapılış amacına göre ayrım;

  • Borçların tasfiyesine yönelik konkordato; Bu tür konkordato, yukarıda saydığımız tüm konkordatoları içine alan bir üst başlıktır. Yukarıda yaptığımız ayrımlar bu tür konkordatonun altında yer alır.
  • Malvarlığının tasfiyesine yönelik konkordato; Bu konkordato için malvarlığının terki suretiyle konkordato da denir. Burada borçlunun malvarlığı ya tasfiye için alacaklılara ya da alacaklıların muvafakati ile bir başka üçüncü kişiye devri söz konusudur.

A. İflas dışı konkordato (Adi konkordato);

İflasa tâbi olmayan kişileri ya da iflasa tâbi olup da henüz iflas etmemiş kişilerin başvurduğu konkordato adi konkordatodur. İflasa tâbi kişiler için bu konkordato türü iflas önleyici niteliktedir. Bu bölümde öncelikle adi konkordato açıklanacak; akabinde diğer konkordato türlerine değinilecektir.

Bu süreç, borçlunun yahut alacaklılardan birinin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesine başvurması ile başlar. Borçlu, İİK m.286'da yer alan konkordato ön projesinin yanı sıra ticari defterlerini, bilançolarını ve malvarlığının aktif ve pasif değerlerine ilişkin evrakı, küçük işletmeler için istenmemekle birlikte finansal değerlendirme raporları sunmalıdır.

Mahkeme, usulüne uygun talebin akabinde derhal geçici mühlet ve konkordato komiseri ataması kararı verir. Bu süre, borçlunun veya konkordato komiserinin talebi üzerine 5 aya kadar uzatılabilmek kaydıyla 3 aydır. Alacaklılar, bu karara 7 gün içerisinde itiraz edebilir, Mahkeme bu itirazları inceler ve kararını verir. Bu kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Geçici mühlet kararı ticaret sicil gazetesinde ilan edilir ve ilgili her türlü resmi makama bildirilir. Bunun ardından konkordato komiseri, geçici mühlet içerisinde raporunu hazırlar ve mahkemeye sunar. Mahkeme, söz konusu planı alacaklıları ve borçluyu çağırmak suretiyle duruşmalı olarak inceler. Mahkeme, geçici mühlet içerisinde atadığı ve konkordato planını inceleyen komiseri de duruşmada dinleyebilir.

Mahkemece konkordato projesinin kabulüne karar verilirse borçluya bir yıllık kesin süre verilir. Bu süre, güçlük arz eden özel durumlarda konkordato komiserinin buna ilişkin raporuna istinaden 6 aya kadar uzatılabilir. Uzatma talebi, kesin mühletin sona ermesinden önce, alacaklılar kurulunun da görüşü alınarak yapılacaktır. Sonuç olarak geçici mühlet ve kesin mühletin tamamı içerisinde konkordato sürecinin sonuçlandırılması gerekmektedir.

Kesin mühletin başlaması ile dosya konkordato komiserine teslim edilir. Süreç, konkordato komiserinin nezaretinde sürdürülür. Komiserin işlemlerine ilişkin şikayetler asliye ticaret mahkemesine yapılır; mahkeme bu şikayetleri kesin olarak karara bağlar. Borçlu, bu süre içerisinde plan dahilinde maddi durumunu düzeltmeye, öngörülen ödemelerini yapmaya çalışır. Şayet konkordato ile hedeflenen amaca kesin mühletin sonundan önce ulaşılır ve bu durum konkordato komiserince yazılı olarak mahkemeye bildirilirse kesin mühlet kaldırılır ve konkordato talebinin reddine karar verilir. Aşağıda sayılı hâller gerçekleştiği takdirde komiserin yazılı raporu ile birlikte kesin mühletin derhal sona ermesine ve konkordato talebinin reddine karar verilir.

  • Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
  • Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
  • Borçlu, İİK m.297 hükmüne aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
  • Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

Hakkında karar verilen borçlunun iflasa tâbi olup olmamasına göre iflas kararı verilebilecektir. Kesin mühlet talebinin kabulü ve kaldırılmasına ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Kesin mühlet talebinin reddi kararlarında ise ilk derece mahkemesi kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir.

Mahkemece, kesin mühlet kararı ile birlikte mevcudu yedi kişiyi geçmemek ve tek sayı olmak şartıyla bir alacaklılar kurulu teşekkülüne karar verilebilir. Kurul, her ay en az bir kere toplanır, hazır olanların sal çoğunluğu ile karar alır.

Geçici ve kesin mühlet içerisinde borçlu hakkında hiçbir şekilde takip başlatılamaz. Başlatılmış takipler durur; aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı alınamaz. Bu süreçte alacaklılar için zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu durumun istisnası İİK m.206'da yer alan imtiyazlı alacaklardır. Bunlar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.

Rehinle teminat altına alınmış alacaklara ilişkin takip yapılabilir ancak satış talep edilemez. Borçlunun konkordatoya başvurması gerekçesiyle sözleşmeler feshedilemez. Daha da öteye gitmek suretiyle şayet borçlu, konkordatonun amacını ulaşmasını engelleyecek birtakım sözleşmelere taraf ise konkordato komiserinin görüşü ve mahkeme kararıyla bu sözleşmeler feshedilebilir. Fesih nedeniyle ödenecek tazminat konkordato projesine dahil edilir.

Borçlu, geçici veya kesin mühlet içerisinde komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Borçlunun yapacağı bazı işlemler komiserin iznine bağlanabilir. Ancak borçlu her hâlükârda kesin mühlet içerisinde mahkemenin izni dışında rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Bu işlemlerin mahkeme izni dışında gerçekleştirilmesi hâlinde işlemler hükümsüz olur. Ayrıca borçlunun bu yasaklara aykırı davranması hâlinde kendi malvarlığı üzerindeki yetkisi kaldırılabileceği gibi, kesin mühletin kaldırılarak konkordatonun reddine de karar verilebilir.

Komiser, göreve başlaması ile birlikte borçlunun malvarlığını tespit eder ve bu hususta defter tutar. Rehinli alacaklar için kıymet takdirinde bulunur, alacaklılar rehinli malların kıymetinin takdirini yeniden isteyebilir. Komiser, ilanda bulunarak 15 gün içerisinde alacaklılardan alacaklarını bildirmelerini ister. Bildirimde bulunmadıkları takdirde borçlunun bilançosunda gözükmeyen alacaklılar, konkordato projesinin müzakerelerinde bulunamaz. Akabinde komiser, borçluyu davet eder ve alacaklıların bildirdiği alacaklar hakkında beyanda bulunmasını ister. Bunun ardından kendisi de bu alacaklar hakkında borçlunun defter ve bilançoları üzerinde gerekli tahkikatı yapar.

Komiser, bu işlemleri tamamladıktan sonra bildirimde bulunan alacaklıları toplantıya davet eder. Toplantı, davet tarihinden en az 15 gün sonra yapılır. Alacaklılar, toplantıya yedi gün kala borçlunun defter ve belgelerini inceleyebilir.

Daha sonra ilan edilen günde alacaklılar toplantısı gerçekleştirilir. Borçlu, bu toplantıda gerekli izahatı yapmak üzere hazır bulunmak zorundadır. Komiser, alacaklılara borçlu hakkında bir rapor sunar. Konkordato projesi;

  • Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
  • Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini,

aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. Bir başka deyişle İİK m.206'da sayılı imtiyazlı alacak sahiplerinin oy hakkı bulunmamaktadır. Yine borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ya da evlilik bağı kalksa dahi eşi, eşinin annesi ve babası ile kardeşinin oy hakkı yoktur.

Rehinli alacaklılarla yeterli çoğunlukta anlaşma gerçekleşirse, buna muvafakati olmayan rehinli alacaklı, anlaşma konusu konkordatoda rehinli alacaklılardan en uzun vade öngörülen ile aynı vadeye tâbi olur.

Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklar yani katılımlar da kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.

Mahkeme gerekçeli raporu aldıktan sonra konkordatoyu inceler. Kesin mühlet içerisinde konkordato ile ilgili kararını verir. Kesin mühletin karar vermek için yeterli olmayacağı anlaşılırsa Mahkeme, komiserden de rapor almak suretiyle karar süresini altı ay daha uzatabilir. Mahkeme, bu konuda yapacağı duruşmanın tarihini ilan eder. Alacaklılar, duruşmaya en geç üç gün kala itirazlarını bildirmek durumundadır.

İİK m.305 alacaklılar tarafından kabul edilen konkordatonun tasdiki şartlarını sıralamıştır. Buna göre;

  • Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
  • Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
  • Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
  • 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
  • Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. 

Konkordatonun mahkemece kabul şartlarıdır.

Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. Mahkemece, konkordatonun gereği gibi ifası için bir kayyum tayin edilebilir.

Konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde Mahkeme talebin reddine karar verir ve alacaklıların oyuyla kabul edilen plan uygulamaya konulmaz. Bu karar sonucunda direkt olarak borçlunun iflasına ancak doğrudan doğruya iflas sebeplerinin varlığının mevcudiyeti hâlinde karar verilir. Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.

Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak imtiyazlı alacaklar ile rehinle teminat altına alınmış alacaklar ve amme alacakları bu mecburiyetin istisnalarıdır. Yine bu tür alacaklara özgü takipler istisna olmak kaydıyla alacaklara ilişkin takipler durur, hacizler kalkar. Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüzdür.

Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklılar borçtan birlikte sorumlu kefil ya da diğer müteselsil sorumlulara karşı haklarını konkordatoda öngörülen şartlardan bağımsız olarak muhafaza eder; onlardan talepte bulunabilirler. Konkordatoyu kabul eden alacaklı ise, sahip olduğu hakları müşterek borçludan alacaklılar toplantısından 10 gün önce temlik etmeyi teklif etmiş olmak kaydıyla konkordatoda öngörülen şartlar çerçevesinde talepte bulunabilir. Ayrıca alacaklı, müşterek borçlu veya kefile konkordato müzakeresine kabul yetkisi tanıyabilir. Bu şekilde, toplantıda müşterek borçlu ya da kefil ne şekilde oy kullanırsa kullansın alacaklı bunlara karşı olan haklarını konkordatoda öngörülen şartlardan bağımsız olarak muhafaza eder.

Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış yani dürüstlük kuralına aykırı hareketlerle tasdiki sağlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir. Bu talep üzerine verilecek fesih kararı tüm alacaklılar için geçerlidir. Borçlunun konkordatoda öngörülen ödemeleri zamanında gerçekleştirmemesi her alacaklı konkordatonun kendisi bakımından feshini talep edebilir. Bunun üzerine mahkeme, sadece davacı alacaklı yönünden karar verecektir. Konkordatonun ilgili alacaklı yönünden feshi hâlinde, bu alacaklı alacağının tamamı için borçlu aleyhine takip başlatabilir. Bunun için fesih kararının kesinleşmesi aranmaz.

Konkordatonun kısmen yahut tamamen feshi, konkordato kararını veren mahkemeden talep edilecektir. Bu mahkemece verilecek karara karşı tebliğden itibaren 10 gün içerisinde istinaf; istinaf merciince verilecek kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde temyiz yolu açıktır.

Adi konkordatoda borçlu, rehinle temin edilmiş alacakların yeniden yapılandırılmasını konkordato projesinde belirtmek şartıyla talep edebilir. Borçlunun teklifi üzerine komiser, tüm rehinli alacaklıları çeşitli seçenekleri değerlendirmek üzere müzakereye davet eder. Müzakerede bulunan ve müteakip 7 gün içerisinde katılım gösteren rehinli alacaklıların alacak miktarı itibariye 2/3'yi aşan çoğunluğu ile anlaşmaya varılırsa komiser, bu durumu mahkemeye kesin mühlet içerisinde tevdi edeceği raporunda ayrı bir başlık altında belirtir. Aynı şekilde anlaşma gerçekleşmezse de bu durum raporda belirtilir.  

Sonuç olarak konkordato talebi ile başlayan süreç, 2 ayı ilave olmak koşuluyla beş ay geçici mühlet; 6 ayı talep hâlinde ilave olmak koşuluyla 18 ay kesin mühlet ve kesin mühlet içerisinde konkordatonun tasdiki için mahkemeye sunulmasının ardından mahkemece kesin mühlet içerisinde karar verilemeyeceği öngörüldüğünde uygulanacak ilave altı ay ile toplam 29 aydır. Bu süre içerisinde konkordato süreci tamamlanmalı ve ödeme planı oturtulmalıdır.

B. İflastan içi (İflastan sonra) konkordato;

İflasına karar verilmiş olan bir borçlu konkordato talep eder veya bu borçlunun alacaklılarından birisi bu yönde talepte bulunursa iflas idaresi, kendi görüşüyle beraber ikinci alacaklılar toplantısından sonra müzakere edilmek üzere bu talebi alacaklılara bildirir. Konkordato süreci İİK m.302-307 yönünden aynı şekilde uygulanır. Konkordatı komiserinin görevlerini, iflas idaresi yürütecektir.

Konkordato talebi, alacaklılar tarafından kabul edilirse, mahkemece 6 ay içinde konkordatonun tasdiki gerçekleştirilir. Bu süre içerisinde borçlunun mallarının paraya çevrilmesi durur. Konkordato tasdik edildikten sonra, iflas idaresi iflasa karar veren mahkemeden iflas kararının kaldırılmasını talep eder.

C. Malvarlığının terki suretiyle konkordato;

Bu konkordato türünde borçlunun malvarlığı ya tasfiye için alacaklılara ya da alacaklıların muvafakati ile bir başka üçüncü kişiye devri söz konusudur. İİK m.309/a'da da "Malvarlığının terki suretiyle konkordato ile alacaklılara, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretmek yetkisi verilir." şeklinde açıklama yapılmıştır. Bu konkordatoya özgü hususları açıklamadan önce belirtmek gerekir ki, adi konkordato ve iflas içi konkordatoyu düzenleyen İİK m.285-308/g hükümleri bu tür konkordatoda da uygulanır.

Alacaklılar, kendilerine devredilen malvarlığı üzerindeki haklarını alacaklılar kurulu ve konkordato tasfiye memurları vasıtası ile kullanır. Bu memurlar, alacaklılar kurulu tarafından konkordatoya ilişkin kararı veren mahkeme tarafından onaylanmak suretiyle göreve başlar. Bu şekilde yapılacak bir konkordatonun içeriğinde zorunlu olarak bulunması gerekenler İİK m.309/b hükmü ile aşağıdaki şekilde sayılmıştır;

  • Alacaklıların malların tasfiyesi ya da üçüncü kişiye devri suretiyle karşılanamayan alacaklarından feragat edip etmedikleri, feragat etmiyorlarsa borçlunun sorumluluğunun ne olduğu,
  • Konkordato tasfiye memurları ile alacaklılar kurulu üyelerinin belirlenmesi ve bunların yetkileri,
  • Kanun tarafından belirlenmemişse, malların tasfiye usulü ve eğer mallar üçüncü kişiye devredilecekse, bu devrin şekli ve teminatlandırılması.
  • Alacaklılara yönelik ilânların ve ilgili yerlere bildirimlerin 288 inci madde uyarınca yapılacağı.

Borçlunun malvarlığında olup da konkordato kapsamı dışında kalan mallar varsa bunların açıkça belirtilmesi gerekir. Akabinde söz konusu konkordato ilgili asliye ticaret mahkemesine tasdik için sunulur. Tasdik kararının kesinleşmesi ile birlikte borçlunun konkordatoya dahil edilmiş malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi tümüyle sona erer. Borçlu ticaret siciline kayıtlı ise ticaret unvanına "konkordato tasfiyesi hâlinde" sözcükleri eklenir.

Konkordato tasfiye memurları, konkordatoya dahil malvarlığının satışı için gerekli tüm işlemleri alacaklılar kurulunun nezaretinde yapar. Memurlarca yapılacak malvarlığının paraya çevrilmesine ilişkin kararlarına karşı öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde alacaklılar kurulu nezdinde itiraz edilebilir ve bu kurulun kararlarına karşı da şikâyet yoluna başvurulabilir. Konkordatoya dahil malvarlığının paraya çevrilmesi işlemi, söz konusu değer mal ise açık artırma yahut pazarlık; alacak hakkı ise bu hakkın devri yahut alacağın tahsili şeklinde gerçekleştirilir.

Konkordato tasfiye memurları, tıpkı genel haciz yoluyla yapılan takiplerde olduğu üzere İİK m.230-236 hükümleri uyarınca bir sıra cetveli hazırlar, bu cetvel alacaklıların denetimine tâbidir. Malvarlığının paraya dönüştürülmesinden elde edilen gelir, bu cetvel gereğince paylaştırılır. Konkordato tasfiye memurları, geçici de olsa her dağıtımdan önce, bir pay cetveli düzenler ve payının miktarını her alacaklıya bildirir; konkordato tasfiye memurları pay cetvelini on gün süreyle iflâs dairesinde alacaklıların incelemesine hazır tutar. Pay cetveline karşı şikâyet yoluna başvurulabilir. Konkordato tasfiye memurları, pay cetveli ile birlikte masrafları da içeren son hesabı iflâs dairesine tevdi ederler.

Malların üçüncü kişiye devredildiği hâller dışında, rehinli taşınmazların konkordato tasfiye memurları tarafından pazarlık suretiyle satışı ancak, rehinli taşınmazın satış bedelinden alacağını tahsil edemeyen rehinli alacaklıların muvafakatıyla mümkündür. Aksi takdirde, söz konusu taşınmazlar ancak açık artırma yoluyla paraya çevrilebilir. Taşınmaz üzerindeki irtifaklar, taşınmaz yükleri, ipotekler ve şerh edilmiş kişisel hakların varlığı ve sırası, sıra cetveline göre belirlenir. Taşınır rehni ile teminat altına alınmış alacaklar için ise; konkordatoda başka bir süre öngörülmedikçe, rehinli alacaklılar rehinli taşınırı uygun gördükleri zamanda, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla veya rehin sözleşmesinde yetki verilmişse pazarlık yoluyla ya da borsada satmak suretiyle paraya çevirebilirler. Ancak, rehnin paraya çevrilmesi konkordato masasının yararına ise, konkordato tasfiye memurları rehinli alacaklıya rehinli malı altı ay içinde paraya çevirmesi için yetki verebilir.

Tasfiye sona erince konkordato tasfiye memurları bir nihaî rapor düzenler. Bu nihaî rapor alacaklılar kurulunun onayına sunulur. Kurul onayladığı nihaî raporu tasdik makamı olan ticaret mahkemesine gönderir ve tasdik makamı da alacaklıların incelemesine hazır tutar. Tasfiyenin bir yıldan uzun sürmesi hâlinde konkordato tasfiye memurları, her yıl en geç Aralık ayı sonuna kadar, tasfiye edilen malvarlığının ve henüz paraya çevrilmemiş malların durumunu belirten bir cetvel ve faaliyetleri hakkında bir rapor düzenleyip alacaklılar kuruluna tevdi eder. Bu cetvel ve rapor, takip eden yılın Şubat ayı sonuna kadar alacaklıların incelemesine hazır bulundurulmak üzere alacaklılar kurulu aracılığıyla tasdik makamına sunulur.

Borçlu tarafından konkordatonun tasdikinden önce yapılmış hukukî işlemler İİK m.277-284 hükümleri uyarınca tasarrufun iptali davasına konu olabilir.

 

SONUÇ

Bu çalışmamızda özellikle 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı yasa ile birçok yönden ciddi değişikliklere uğrayan ve ülkemizde son yıllarda suiistimal edilen iflas erteleme kurumunun yerine getirilen konkordato kurumu incelenmiştir. 7101 sayılı yasa ile yapılan en önemli değişiklikler iflasa tâbi olmayan kişilerin de konkordato talep edebilmesi ve konkordato tasdik makamının icra mahkemesi yerine asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmesi şeklinde gözükmektedir. Bununla birlikte konkordatoda sürelere ve konkordato sürecinin işleyişine yönelik olarak ciddi değişiklikler bulunmaktadır. Yine, iflas erteleme mekanizmasında alacaklıların sürece müdahale edememeleri bir eleştiri nedeni iken; konkordato kurumunda yapılan değişiklikler -özellikle alacaklılar kurulunun oluşturulması ve konkordato planının onaylanması için getirilen yeni oy nisapları- ile bu eleştirilerin dikkate alındığı görülmektedir.

Bu aşamadan sonra yapılması gereken başta ticaret hayatının zorlukları içerisinde ülke ekonomisine ciddi katkıda bulunan tacirlerimiz olmak üzere, konkordato kurumu ve işleyişi içerisinde rolü bulunan herkesin bu sürecin uzlaşmaya dayalı temeli içerisinde ve mahkeme nezaretinde oluşan hukuki güvenlik çerçevesinde konkordato ile amaçlanan faydaların sağlanması konusunda çaba göstermesidir.

Av. Oğuz MESCİOĞLU

 

KAYNAKÇA

  • İcra ve İflas Hukuku - Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ
  • Konkordato - Av. Muhip Şeyda IŞIKTAÇ